PROJELER

BİYOELEKTRONİK SİSTEMLER LABORATUVARI

Biyoelektronik Sistemler Laboratuvarı bünyesinde geliştirilen teknoloji ve cihaz prototipleri kullanılarak ülke ekonomisine ve gelişmesine öncülük edecek nitelikte sağlık, güvenlik, KBRN, gıda ve çevre güvenliği konularında örnek çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmalardan bazıları merkezi izleme ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesine yönelik olup, bazıları da analitik cihazlar için yazılım ve algoritma geliştirilmesi gibi özellikler taşımaktadır. Bunlardan farklı olarak bazı projeler ise katma değer taşıyan, taşınabilir ve yerinde tespite olanak taşıyan masaüstü cihaz teknolojilerinin tamamen yerli imkanlarla ve çok daha ekonomik maliyetlerle üretilmesinin altyapısını oluşturmakta ve üretim sürecinin ardından ülke çapında pek çok alanda yaygın olarak kullanımına imkan sağlamaktadır.

Biyoelektronik Sistemler Laboratuvarı olarak bu ve benzeri alanlardaki çalışmalar sürekli yenilenmekte olup, örneğin biyomedikal alanda önümüzdeki dönemde sağlık sektöründe hizmet vermesi planlanan ve tamamen yerli teknolojiye dayalı ürün geliştirme projelerinin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Bunun yanında KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik, Nükleer) üst başlığı altında bulunan biyolojik ajanların tespiti amacıyla geliştirilecek ve hem sivil hem de askeri alanlarda kullanılabilecek cihazlar ile toplum sağlığı ve ülke güvenliği açısından oluşabilecek risk ve tehditlerin önüne geçilmesi sağlanmış olacaktır. Bu cihazlar hem tekli modüler olarak, hem de kara ve hava araçları ile insansız araçlara entegre edilerek kullanılabilecektir.

Projeler kapsamında geliştirilen ürünler için tıklayınız..

1. Ulusal Marker Kontrol Cihazları ve Denetim Sistemi Projesi

Proje kapsamında geliştirilen Ulusal Marker Kontrol ve Denetim Sistemi 3 bölümden oluşmaktadır. 

1- Ülke içerisinde dağıtımı yapılan tüm akaryakıtların saha denetimlerinde Ulusal Marker’ın tespiti ve konsantrasyon ölçümünü yapan Ulusal Marker Saha Kontrol Cihazları (MarkerXP+), 

2- Akaryakıt dağıtım şirketlerinin laboratuvarlarında akaryakıtlardaki Ulusal Marker’ın konsantrasyon ölçümünü yapan Ulusal Marker Konsantrasyon Ölçüm Cihazları (MarkerK+),

3- Veri Toplama Merkezi (UMOS). 

Sistem, 2007 yılından itibaren Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik, Gümrük Müsteşarlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı birimlerince; rafinerilerde, akaryakıt istasyonlarında, taşıma tankerlerinde ve depolama sahalarındaki i akaryakıt denetimlerinde kullanılmaktadır.

Projeler

2. FORDEX Yeni Nesil Doküman İnceleme Projesi

Doküman inceleme cihazları, adli amaçlar için belge incelemesi yapan uzmanların olanaklarını artırmak amacıyla geliştirilen donanım ve yazılım modüllerinden oluşan sistemlerdir. 

TÜBİTAK BİLGEM tarafından 2005 yılında geliştirilen ve satışı yapılan ilk doküman inceleme cihazının  (FORENSIC XP)  58 adet satışı yapılmış ve 10’dan fazla ülkeye ihraç edilmiştir.  Gelişen ihtiyaçlar doğrultusunda mevcut bilgi ve birikim kullanılarak çok daha ileri özelliklere sahip yeni nesil doküman inceleme cihazının geliştirilmesine karar verilmiştir ve proje başlatılmıştır.

Proje kapsamında geliştirilen yeni nesi doküman inceleme cihazında hiperspektral analiz yazılımı ve cihaza eklenen spektrometre aygıtı sayesinde hiper-spektrum tekniği kullanılarak ve görüntü ile spektrum bilgisi aynı zamanda elde edilerek görüntü üzerindeki her hangi bir noktadaki yansıma, geçirgenlik ya da floresans spektrumunun detayları makro ve mikro düzeyde gösterilebilmektedir. Hiper-spektrum yönteminin güçlü opto-elektronik elemanları yepyeni bir dizayn ile bir araya getirilerek mikroskopik yapılardaki küçük farklılıkların dahi yakalanması mümkün olmaktadır.

Fotometrik stereo yöntemiyle geliştirilen 3D yazılımı sayesinde incelen belgelerin orijinalliklerinin incelenmesinde yepyeni bir tahribatsız yöntem ortaya konulmaktadır. 

Bütün ilave edilen donanımsal ve yazılımsal özellikler dikkate alındığında geliştirilen cihazda piyasadaki muadil cihazlarda bulunmayan birçok üstün özellik yer almaktadır.

3. Biyoaerosol Algılama Cihazı Projesi

Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer (KBRN) tehditler, yaygın bir şekilde toplumu etkilemeleri nedeni ile yurt savunması açısından giderek artan bir öneme sahiptirler. Genetiği değiştirilerek hastalık yapıcı etkisi artırılmış, tespit edilmesi zorlaştırılmış ve yönlendirilmiş mikroorganizmaların geliştirilebilme ihtimali bir kitle imha silahı olarak biyolojik silah tehlikesini büyütmektedir. Bu amaçla Biyoelektronik Sistemler bölümünde başlatılan proje kapsamında optik sensör tabanlı biyoaerosol algılama sistemlerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.

Çok farklı disiplini bir arada barındıran projenin kısa vadede hedefleri;

  • Sivil halkın güvenliği için biyolojik tehlike oluşturabilecek aerosollerin varlığını tespit etmek amacıyla medikal, gıda ve çevre ile ilgili tespit cihazlarının geliştirilmesidir. Biyoaerosollerin direkt olarak insan sağlığı ile tarım ve hayvancılığı etkilemesi de söz konusu olmaktadır. Bu anlamda Halk Sağlığı, AFAD ve toplu alanlarda (stadyumlar, istasyonlar, otogarlar, miting alanları vb.) hizmet veren diğer kurumlar Projenin paydaşları arasındadır.
  • Askeri alanda KBRN (Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer) araçlarında kullanılabilecek optik sensör tabanlı biyoaerosol tespit cihazlarının geliştirilmesidir. Cihaz için yapılan çalışmaların aynı zamanda SSB’nin KBRN ve diğer alanlardaki ihtiyaçlarına yönelik diğer cihazlara altyapı oluşturabileceği öngörülmektedir. Projenin bu alandaki paydaşları olarak ise MSB ArGe, TSK KBRN Okulu, Sağlık Bakanlığı ve AFAD düşünülmektedir.

Son yıllarda çevremizdeki coğrafyada görülen birçok şüpheli olay genetiği değiştirilerek hastalık yapıcı etkisi artırılmış biyolojik ajanların tespitini ülkemiz açısından daha da kritik hale getirmektedir. COVID19 salgını ile birlikte hastalığın doğal yolla mı ortaya çıktığı yoksa laboratuvar ürünü bir biyolojik silah mı olduğu tartışmaları sürerken, bu durumlar biyolojik harp tartışmalarının odağı haline gelmiştir.

Kimyasal ve biyolojik harp maddelerinin laboratuvarda geliştirilmiş ve sürekli değişen yapıda tehditler olması sebebi ile tespit sistemlerinin milli olması zorunludur. Aksi takdirde cihaz, kütüphanesinde bulunmayan bir tehdidi tanımayacağından, önemli bir güvenlik açığına neden olacaktır.

Proje kapsamında daha önce TÜBİTAK BİLGEM tarafından prototipi geliştirilen cihaz üzerinden yeni ihtiyaçlar özelinde kapsamlı Ar-Ge çalışmaları yürütülmeye devam edilmektedir.

4. Biyoelektronik Çevresel Ölçüm Sistemleri Projesi

Atıksulardaki ve test edilecek ortamlardaki parametrelerin sürekli izlenmesi, kontrol edilmesi ve belirli değerler arasında tutulabilmesi amacıyla sensörler kullanılmaktadır. Bu sensörler SAİS Tebliği’ne (Sürekli Atıksu İzleme Sistemi) göre çözünmüş oksijen, pH, sıcaklık, debi, iletkenlik, AKM (Askıda Katı Madde) ve KOI’dır (Kimyasal Oksijen İhtiyacı). Çözünmüş oksijen sensörü sudaki çözünmüş oksijen seviyesini, pH suyun asitlik ve bazlık derecesini belirten değerlerdir. Türkiye’de özellikle Atıksu Arıtma Tesislerinde (AAT) kullanılan sensörler ve kontrolcüleri yurtdışından satın alınmaktadır. Yurtdışına olan bu bağımlılığın kaldırılması için yerli sensörler ve kontrol ünitesi üretimi yapılması büyük önem arzetmektedir.

Ülkemizde 597 Kentsel AAT ve OSB bünyesinde 79 AAT vardır. 2023’e kadar toplam 1780 adet AAT olması beklenmektedir. AAT’ler haricinde göller, barajlar ve nehirler ile kimya, enerji, biyofarmasötik, gıda, içecek gibi birçok endüstri dalı ve balık çiftlikleri de diğer pazarlardır. Nüfusun artması ve yeni tesislerin devreye girmesi ile pazar genişleyecektir. 

Bu ihtiyaçlar doğrultusunda Biyoelektronik Sistemler Bölümü’nde başlatılan proje kapsamında şu ana kadar çözünmüş oksijen probu geliştirilmiş, halen yürütülmekte olan çalışmalarda elektrokimyasal tabanlı pH ölçüm probu ve manyetik reluktans tabanlı iletkenlik ölçüm probu geliştirilme çalışmalarına devam edilmektedir.

Scroll to Top